Beyonce Flaunt Magazin Üstsüz Poz 3 225x300 Beyonce   Drunk In Love Ft. Jay z (Türkçe Çeviri) beyonce drunk in love şarkı çevirisi beyonce drunk in love çeviri beyonce drink in love türkçe çeviri Beyonce   Drunk In Love Ft. Jay z Türkçe Çeviri  sarki sozleri beyonce



I’ve been drinkin, I’ve been drinking
İçiyordum, içiyordum
I get filthy when that liquor gets into me
İçki içtiğimde müthiş oluyorum
I’ve been thinking, I’ve been thinking
Düşünüyordum, düşünüyordum
Why can’t I keep my fingers off you, baby?
Neden el ele tutuşamıyoruz, bebeğim?
I want you, na na
Seni istiyorum
Why can’t I keep my fingers off you, baby?

Neden el ele tutuşamıyoruz, bebeğim?
I want you, na na
Seni istiyorum
Cigars on ice, cigars on ice
Buzun üstünde puro içiyorum, buzun üstünde
Feeling like an animal with these cameras all in my grill
Bu kameralar beni sorgularken kendimi bir hayvan gibi hissediyorum
Flashing lights, flashing lights
Işıklar patlıyor, ışıklar patlıyor
You got me faded, faded, faded
Beni zayıflattın, zayıflattın, zayıflattın
Baby, I want you, na na
Bebeğim, seni istiyorum
Can’t keep your eyes off my fatty
Benim şişman göbeğimden gözlerini ayırma
Daddy, I want you, na na
Babacık, seni istiyorum
Drunk in love, I want you
Aşk sarhoşu, seni istiyorum
We woke up in the kitchen saying
Mutfakta uyandık ve diyordum ki
“How the hell did this shit happen?”, oh baby
“Bu lanet olası şey nasıl oldu?” , oh bebeğim
Drunk in love, we be all night
Aşk sarhoşu, tüm gece beraberdik
Last thing I remember is our
Hatırladığım son şey
Beautiful bodies grinding off in that club
O güzel vücutlarımız kulüpte birbirine sürünüyordu
Drunk in love
Aşk sarhoşu
We be all night, love, love
Tüm gece beraberiz, aşk, aşk
We be all night, love, love
Tüm gece beraberiz, aşk, aşk
We be all night, and everything alright
Tüm gece beraberiz ve her şey yolunda gidiyor
No complaints for my body, so fluorescent under these lights
Vücudumla ilgili hiçbir şikayetin yok, çünkü florasan ışıkların altındayız
Boy, I’m drinking, walking in my l’assemblage
Oğlum, içiyorum, kalabalık içinde yürürken
I’m grubbing on the rope, grubbing
If you scared, call that reverend
Korktuysan, pederi çağır
Boy, I’m drinking, get my brain right
Oğlum, içiyorum, beynim hata yapmaz
I’m on the Cognac, gangster wife
Cognac içiyorum, gangster eşi
New sheets, he’d swear that I like washed rags, he wet up
Yeni çarşaflar, yıkanmış bir paçavra gibi olduğuma yemin etti, yaralanmıştı
Boy, I’m drinking, I’m singing on the mic ’til voice hurts
Oğlum, içiyorum, mikrofonun sesini sonuna kadar açıp şarkı söylüyorum
Then I fill the tub up halfway then ride it with my surfboard
Sonra küveti yarıya kadar doldurup sörf tahtasına bindim
Surfboard, surfboard
Sörf tahtası, sötf tahtası
Graining on that wood, graining, graining on that wood
Tahtadan yapılmış, tahtadan yapılmış
I’m swerving on that, swerving, swerving on that big body Benz
Yoldan çıkıyorum, yoldan çıkıyorum, büyük Mercedes Benz kasam yoldan çıkıyor
Serving all this, swerve, surfing all of this good good
Tüm bu hizmet, yoldan çıkıyor, tüm bunlarla güzelce sörf yapıyorum
Hold up
Bekle
That D’USSÉ is the shit if I do say so myself
Kendime söyleniyorsam bu D’USSE işe yaramaz
If I do say so myself, if I do say so myself
Kendime söyleniyorsam, kendime söyleniyorsam
Hold up, stumble all in the house tryna backup all that mouth
Bekle, tüm evdekilerin ağzındaki yedeklemeye çalışırken hata yapıyorum
That you had all in the car, talking ’bout you the baddest bitch thus far
Arabada senin hakkında şimdiye kadarki en büyük kevaşe olduğunu konuşuyorlar
Talking ’bout you be repping that 3rd, wanna see all that shit I heard
Bu üçüncü defa rep yapman hakkında konuşuyorlar, yüm duyduklarımı görmek istiyor musun
Know I sling Clint Eastwood, hope you can handle this curve, uh
Clint Eastwood sapanını biliyorum, bu eğriliğin üstesinden gelebileceğini umuyorum
Foreplay in a foyer, fucked up my Warhol
Bekleme odasındaki ön sevişme, benim Warhol’um berbat oldu
Slid the panties right to the side
Külodunu sağ tarafa kaydır
Ain’t got the time to take drawers off, on sight
Boşalacak kadar zamanım yok, görür görmez
Catch a charge I might, beat the box up like Mike
Bu eylemi yapabilmem için kutunu Mike gibi öttür
In ’97 I bite, I’m Ike Turner, turn up
97′deyken ısırdım, Ike Turner’ım ben, sesini aç
Baby know I don’t play, now eat the cake, Annie Mae
Bebeğim oynamadığımı biliyorsun, şimdi pastayı ye, Annie Mae’ye
Said, “Eat the cake, Annie Mae!”
Deniyor ki,”Pastanı ye, Annie Mae!”
I’m nice, for y’all to reach these heights you gon’ need G3
Mutluyum, tüm bunlar senin bu yükseklere ulaşman için, ihtiyacın olan şey bir G3
4, 5, 6 flights, sleep tight
4,5,6 uçuş seferleri, sıkı uyuyun
We sex again in the morning, your breasteses is my breakfast
Sabah tekrar seks yapacağız, senin göğüslerin benim kahvaltım
We going in, we be all night
İçeri giriyoruz, bütün gece beraberiz
Never tired, never tired
Yorulmak yok, yorulmak yok
I been sippin’, that’s the only thing
Yudumluyordum, bu kalan tek şeyim
That’s keeping me on fire, me on fire
Bu ateşimi devam ettiriyor, ateşimi
To me, this feeling like the all of my attire
Bana, bütün elbisem böyle hissediyor
I’ve been drinking, boy, I’m Marilyn
İçiyordum, oğlum, ben Marilyn’im
(I want your body right here, daddy, I want you, right now)
(Tam burada bedenini istiyorum, babacık, tam burada seni istiyorum)
Can’t keep your eyes off my fatty
Benim şişman göbeğimden gözlerini ayırma
Daddy, I want you
Babacık, seni istiyorum

Kaynak; Sonhit