images4 Devlin   Rewind (feat. Diane Birch) (Türkçe Çeviri) türkçesi türkçe sözleri türkçe çeviri türkçe anlamı Devlin   Rewind (feat. Diane Birch) Çeviri Devlin   Rewind (feat. Diane Birch) (Türkçe Çeviri)  sarki sozleri



Rewind (feat. Diane Birch)

when the sky breaks it rains

gökyüzü kırılıp yağmur yağdığında
so just let the h20 splash upon the graves of all

sadece bütün mezarların üstüne su sıçratır
the souls i used to know but now have passed away

bildiğim bütün ruhlar, şimdi yoklar
men say that time can heal a situation

bu durumda adam iyileşebilirim diyor
but this pain is not a passing phase

ama bu acı, bir türlü geçmiyor
now i’m curious

şimdi merak ediyorum
how many years a heart can ache

kaç yıl daha kalbimde bu ağrı olacak
feel like a minotaur

yarı insane yarı boğa (canavar) gibi hissediyorum
meandering this darkened place

burası hem karanlık hemde karmaşık

trying to find a way

bir yol bulmaya çalış
to maybe find the light of day

belki bir gün bir ışık bulursun
if i could rewind

eğer herşeyi geri alsaydım,
then i’d re-live my life again

hayatımı tekrar yaşardım
and sit and hold my nans hands

otur ve ellerinde tut
while she felt the pain

o açı çekerken
and say hello to old mates

eski arkadaşlarına, merhaba de
behind the pearly gates

inciden yapılmış kapının gerisinde
given the chance to glance

değişime bir göz at
back at my childish face

benim çocuksu yüzümün gerisinde

i’d try and smile the way i smiled just like a child again

denerdim ve bu şekilde, tıpkı bir çocuk gibi gülümserdim
before i had to say goodbye to anybody

herkese hoşçakal demek zorunda olmadan once,
and the loved ones i’ve lost all had life within their bodies

ve aşk, aşık olduklarımdan birinin bedeninde, bütün hayatımı kaybettim
my side was less lonley then

benim tarafım, daha az yalnızdı
you wanna cry

ağlayacaksım
well come and hold me then

hoşgeldin ve beni tekrar tut

i think i need the blessing of some holy

sanırım, beni tanrının kutsamasına ihtiyacım var

’cause everything is different

çünkü her şey farklı
now i’d really like to tell you how

şimdi, gerçekten bunun nasıl olduğunu san söylemek isterdim

how I wanted you here by my side

burda yanıbaşımda olmanı nasıl isterdim.
i know what i said but i lied

ne söylediğimi biliyorum ama yalan söyledim
it looked like i laughed but i cried

belki gülüyor gibiydim ama ağladım
but i wish i could push rewind

ama keşke tekrar başa dönebilsem

if i had minutes on my hand

eğer elimde bir kaç dakika olsaydı,
just like a time piece

sadece bir parça zaman
i’d turn the clocks back and maybe try to find peace

zamanı geri çevirirdim ve belki biraz huzur bulmaya çalışırdım
as well as my ID

yapabildiğim kadar
so rewind me

o zaman beni geri döndür
just like a video cassette

sadece bir video kaseti gibi
’cause i’m upset that I aint seen

seni göremediğim için üzgünüm
some faces in a while

birden bir kaç yüz
just apparitions in my dream

sadece rüyamda gördüğüm bir olay
that ends abruptly when

ansızın son bulduğunda
they try to hug me through the screen

onlar bana ekranın içindne sarılmaya çalışıyor
of smotke that’s engulfing me

beni bir anda girdaba çektiler
like the coastline with it’s high tide

büyük bir gelgiti olan, denizkenarı gibiydi
and you can see the sands and the oceans meet

ve kumları görebilirsin ve okyanusla buluşur
no one told me when this ride began to hold my seat

hareket başladığında, bir yere oturman gerektiğini bana kimse söylemedi
time flies like Emmet Brown was in the drivers seat

Emmet Brown arabayı sürüyormuş gibi zaman uçup gitti
you talk of irony

Ironic bir şekilde konuşuyorsun
well now i’m lonely

Çok iyi biliyorsun, ben yalnızım
but i’m searchind for my privacy

Ama özel hayatımı arıyorum
this life wont comply with me

Hayat benimle uyumlu değil
i think i need some dead relatives eit

Sanırım bir kaç ölü akrabaya ihtiyacım var

her side of me

onun yanına
to keep me company and guide me through the library

beni şirkette tut ve kütüphanenin içinde, rehberim ol
of never ending stories

bu hikayenin sonu değil
full of lies and deceit

her şey yalan dolanla dolu
hi ho silver

gümüş
lone ranger riding to the beat

yanlız komando, dövüşe gidiyor

 

’cause everything is different

çünkü her şey farklı
now i’d really like to tell you how

şimdi, gerçekten bunun nasıl olduğunu san söylemek isterdim

how I wanted you here by my side

burda yanıbaşımda olmanı nasıl isterdim.
i know what i said but i lied

ne söylediğimi biliyorum ama yalan söyledim
it looked like i laughed but i cried

belki gülüyor gibiydim ama ağladım
but i wish i could push rewind

ama keşke tekrar başa dönebilsem

if i could rewind time to its slowest

eğer zamanı yavaşça geri alabilsem
i’d look at life at its heights and its lowest

yaşama daha yüksekten ve alçaktan bakardım
so i could maybe try to recollect

o zaman belki tekrardan biriktirebilirdim
what made me who i am besides a poet

başucumda bir şiir, beni ne yapardı
besides a poet

başucumda bir şiir

how I wanted you here by my side

burda yanıbaşımda olmanı nasıl isterdim.
i know what i said but i lied

ne söylediğimi biliyorum ama yalan söyledim
it looked like i laughed but i cried

belki gülüyor gibiydim ama ağladım
but i wish i could push rewind

ama keşke tekrar başa dönebilsem