Miley Cyrus and Will i am – Fall Down Çevirisi – Miley Cyrus and Will i am – Fall Down Türkçe Çeviri – Miley Cyrus and Will i am – Fall Down Lyrics – Miley Cyrus and Will i am – Fall Down Şarkısının Türkçe Sözleri – Miley Cyrus and Will i am – Fall Down Çeviri – Miley Cyrus and Will i am – Fall Down Sözleri



indir 18 Miley Cyrus and Will i am   Fall Down ( Türkçe Çeviri ) türkçesi türkçe sözleri türkçe şarkı sözü türkçe şarkı sözleri türkçe çeviri türkçe anlamı Miley Cyrus and Will i am   Fall Down Çeviri Miley Cyrus and Will i am   Fall Down ( Türkçe Çeviri )  sarki sozleri

Fall Down ( Türkçe Çeviri )

You make my world, you make my world go ’round
(Sen benim dünyamı, dünyamı döndürüyorsun)

You turn me up, you turn me upside down
(Sen beni döndürüyorsun, beni alt üst ediyorsun)

You make my world, you make my world go ’round
(Sen benim dünyamı, dünyamı döndürüyorsun)

You get me off, you get me off the ground
(Sen beni kurtardın, beni zeminden sıvayıp aldın)

You pick me up when I fall down
(Sen beni kaldırdın düştüğümde)

You pick me up when I fall down
(Sen beni kaldırdın düştüğümde)

Girl, you’re like an elevator cuz you always pick me up
(Kız, sen bir asansör gibisin çünkü sen daima beni toparlarsın)

Girl, you’re like a doctor, when I’m sick, you always stitch me up
(Kız, sen bir doctor gibisin, ben hasta olduğumda sen bana dikiş atarsın)

You could be my DJ, I’m your record, come and mix me up
(Sen benim DJ’im olabilirdin, ben senin kaydınım, gel ve beni karıştır)

You can be my lollipop, let me let me lick you up
(Benim lolipop’um olabilirsin, izin ver, izin ver yalayayım)

On a bottle ???, baby, let me flip you up
(Bir şişede???, Bebeğim, izin ver yazı tura atıyım)

You could be my soda pop, Coca Cola, sip it up
(Sen benim gazozumsun, Coca Cola’m, yudumla onu)

Whip cream, whip it up, strip, unzip it up
(Krem şantı, içine çek onu, soy, fermuarını çıkart)

I could be your chip, you my dip, let me dip it up
(Senin Cipsin olabilirdim, sen benim sosum, izin ver batırayım)

You make my world, you make my world go ’round
(Sen benim dünyamı, dünyamı döndürüyorsun)

You turn me up, you turn me upside down
(Sen beni döndürüyorsun, beni alt üst ediyorsun)

You make my world, you make my world go ’round
(Sen benim dünyamı, dünyamı döndürüyorsun)

You get me off, you get me off the ground
(Sen beni kurtardın, beni zeminden sıvayıp aldın)

You pick me up when I fall down
(Sen beni kaldırdın düştüğümde)

You pick me up when I fall down
(Sen beni kaldırdın düştüğümde)

You pick me up when I fall down
(Sen beni kaldırdın düştüğümde)

You pick me up when I fall down
(Sen beni kaldırdın düştüğümde)

Boy, you’re like an elevator cuz you always pick me up
(Sevgili, sen bir asansör gibisin çünkü sen daima beni toparlarsın)

Boy, you’re like my doctor, when I’m sick, you always stitch me up
(Sevgili, sen bir doctor gibisin, ben hasta olduğumda sen bana dikiş atarsın)

You could be my DJ, I’m your record, come and mix me up
(Sen benim DJ’im olabilirdin, ben senin kaydınım, gel ve beni karıştır)

Boy, just be my lollipop, let me let me lick you up
(Sevgili sen sadece benim lolipop’umsun, izin ver, izin ver yalayayım)

Always on my membrane, I love you so I give it up
(Daima benim hatıramda, bende seni seviyorum pes ediyorum)

Let’s visit all the places that’s exquisite, let’s go live it up
(Hadi bütün hassas yerleri ziyaret edelim, hadi gidelim onu yaşalım)

Walking down lover’s lane, flying in aeroplane
(Aşağıya doğru aşıklar yolunda yürüyoruz, uçakla uçuyoruz)

Boy, you get me higher like your name was mary jane
(Sevgili, İsmin Mary Jane’miş gibi beni yükseğe uçuruyorsun)

You make my world, you make my world go ’round
(Sen benim dünyamı, dünyamı döndürüyorsun)

You turn me up, you turn me upside down
(Sen beni döndürüyorsun, beni alt üst ediyorsun)

You make my world, you make my world go ’round
(Sen benim dünyamı, dünyamı döndürüyorsun)

You get me off, you get me off the ground
(Sen beni kurtardın, beni zeminden sıvayıp aldın)

You pick me up when I fall down
(Sen beni kaldırdın düştüğümde)

You pick me up when I fall down
(Sen beni kaldırdın düştüğümde)

You pick me up when I fall down
(Sen beni kaldırdın düştüğümde)

You pick me up when I fall down
(Sen beni kaldırdın düştüğümde)

Fall down
(Düştüğümde)

You pick me up when I fall down
(Sen beni kaldırdın düştüğümde)

You pick me up when I fall down
(Sen beni kaldırdın düştüğümde)

When I’m down
(Ben düştüğümde)

You pick up, up off the ground
(Sen kaldırırsın, yerden kaldırırsın)

When I’m down down down down down
(Ben düştüğümde, düştüğümde, düştüğümde, düştüğümde)

High
(Yükseğe)