The Script – If You Could See Me Now Çevirisi – The Script – If You Could See Me Now Şarkı Sözleri – The Script – If You Could See Me Now Lyrics – The Script – If You Could See Me Now Şarkısının Türkçe Sözleri – The Script – If You Could See Me Now Çevirisi – The Script – If You Could See Me Now Sözleri



indir 37 The Script – If You Could See Me Now ( Türkçe Çeviri ) türkçesi türkçe sözleri türkçe şarkı sözü türkçe şarkı sözleri türkçe çeviri türkçe anlamı The Script – If You Could See Me Now Çeviri The Script – If You Could See Me Now ( Türkçe Çeviri )  sarki sozleri

If You Could See Me Now ( Türkçe Çeviri )

Oh if you could see me now
(O, beni şimdi görebilseydin)

(Oh if you could see me now)
(O, beni şimdi görebilseydin)
It was February fourteen, Valentine’s Day
(O Şubatın 14’düydü, Sevgililer Günü)

The roses came, but they took you away
(Güller geldi, ama onlar seni uzaklaştırdı)

Tattooed on my arm is a charm to disarm all the harm
(dövmeler kollarımda bir cezp edicidir bütün zararları bertaraf etmek için)

Gotta keep myself calm but the truth is you’re gone
(kendimi sakin tutmalıyım ama gerçek şu ki sen yoksun)

And I’ll never get to show you these songs
(Ve sana asla bu şarkıları gösteremeyeceğim)

Dad, you should see the tours that I’m on,
(Baba, içinde bulunduğum turları görmelisin)

I see you standing there next to Mom
(Seni görüyorum orada annemin yanında duruyorsun)

Always singing along, yeah arm in arm
(Herzaman şarkı söylüyorsun, evet kol kola)

And there are days when I’m losing my faith
(Ve bazı günler var inancımı kaybettiğim)

Because the man wasn’t good he was great
(Çünkü adam iyi değildi, o harikaydı)

He’d say music was the home for your pain
(O müzik acını dindiren evdir derdi)

And explain, I was young, he would say
(Ve açıklar, ben gençtim, o derdi ki)

“Take that rage, put it on a page
(Hırsı al, sayfaya dök)

Take the page to the stage
(Sayfayı sahneye koy)

Blow the roof off the place”
(o yerin çatısını uçur)

I’m tryna make you proud
(Seni gururlandırmayı deniyorum)

Do everything you did
(Senin yaptığın her şeyi yapıyorum)

I hope you’re up there with God
(Umarım sen yukarıda orda Tanrıylasın)

Saying that’s my kid
(O benim çocuğum diyorsun)

I still look for your face in the crowd
(Hala kalabalıkta senin yüzüne bakıyorum)

Oh if you could see me now
(O, beni şimdi görebilseydin)

Oh if you could see me now

(O, beni şimdi görebilseydin)

Would you stand in disgrace or take a bow
(Utançla dururmuydun veya selamlarmıydın)

Oh if you could see me now
(O, beni şimdi görebilseydin)

(Oh if you could see me now)
(O, beni şimdi görebilseydin)

If you could see me now would you recognise me
(Eğer beni şimdi görseydin tanırmıydın)

Would you pat me on the back or would you criticise me
(Arkamdan okşarmıydın veya beni eleştirirmiydin)

Would you follow every line on my tear stained face
(Gözyaşının iz yaptığı her çizgiyi takip edermiydin)

Put your hand on a heart that’s was cold
(Ellerini soğumuş bir kalbe koyar mıydın)

As the day you were taken away
(Senin uzağa götürüldüğün gün gibi)

I know it’s been awhile but I could see you clear as day
(Biliyorum bir süre geçti ama seni bugün gibi görebiliyorum)

Right now, I wish I could hear you say
(Şu anda, keşke senin dediğini duyabilseydim)

I drink too much and I smoke too much dutch
(Çok içtiğimi ve çok fazla dutch kullandığımı)

But if you can’t see me now that shit’s a must
(Ama eğer şimdi beni göremezsen bu kahrolası bir zorunluluk)

You used to say I won’t know I will until it cost me
(Sen bilemeyeceğim derdin bana ödetene kadar devam edeceğim)

Like I won’t know real love till I’ve loved then I’ve lost it
(Gerçek aşkı bilmeyeceğim gibi sevene kadar ve sonra onu kaybedene kadar)

And if you’ve lost a sister, someone’s lost a mom
(Ve eğer bir kız kardeş kaybettiysen, başkası bir anne kaybetti)

And if you’ve lost a dad, then someone’s lost a son
(Ve eğer bir baba kaybettiysen, o zaman başkası bir oğul kaybetti)

And they’re all missing now, and they’re all missing now
(Ve onların hepsi özlüyor şimdi, ve hepsi özlem duyuyor şimdi)

So if you get a second to look down at me now
(Öyleyse bana bakman için bir saniyen varsa şimdi)

Mum, Dad, I’m just missing you now
(Annecim, babacığım, ben sizi özlüyorum şimdi)

I still look for your face in the crowd
(Ben hala karanlıkta sizin yüzünüze bakıyorum)

Oh if you could see me now
(O, beni şimdi görebilseydin)

Would you stand in disgrace or take a bow?
(Utançla dururmuydun veya selamlarmıydın)

Oh if you could see me now
(O, beni şimdi görebilseydin)

Oh… Oh…
(O, O)

Would you call me a saint or a sinner?
(Bana bir aziz diye mi seslenirdin yoksa rezil diye mi? )

Would you love me a loser or winner?
(Beni severmiydin bir kaybeden olarak veya kazanan?)

Oh… Oh…

When I see my face in the mirror

(Kendi yüzümü aynada gördüğüm zaman)

We look so alike that it makes me shiver
(Birbirimize çok benziyor ki üreperiyorum)
I still look for your face in the crowd
(Ben hala karanlıkta sizin yüzünüze bakıyorum)

Oh if you could see me now
(O, beni şimdi görebilseydin)

Would you stand in disgrace or take a bow?
(Utançla dururmuydun veya selamlarmıydın)

Oh if you could see me now
(O, beni şimdi görebilseydin)
I still look for your face in the crowd
(Ben hala karanlıkta sizin yüzünüze bakıyorum)

Oh if you could see me now
(O, beni şimdi görebilseydin)

Would you stand in disgrace or take a bow?
(Utançla dururmuydun veya selamlarmıydın)

Oh if you could see me now
(O, beni şimdi görebilseydin)
Oh…

You could see, you could see me now
(Görebilseydin, beni şimdi görebilseydin)

(You could see, you could see me now)

(Görebilseydin, beni şimdi görebilseydin)