Indila – S.O.S ( Türkçe Çeviri )
S.O.S (Yardım Çağrısı)
C’est un S.O.S., je suis touchée, je suis à terre !
Bu bir yardım çağrısı, dokundum, yerdeyim!
Entends-tu ma détresse, y a-t-il quelqu’un ?
Üzüntümü görüyor musun, orada biri var mı?
Je sens que je me perds
Kendimi gevşemiş gibi hissediyorum
J’ai tout quitté, mais ne m’en veux pas
Her şeyde çok iyiydim ama alınma
Fallait que je m’en aille, je n’étais plus moi
Gitmeye ihtiyacım vardı, artık ben değildim
Je suis tombée tellement bas
O kadar aşağıya düştüm ki artık
Que plus personne ne me voit
Kimse beni göremiyor
J’ai sombré dans l’anonymat
Anonimliğimle battım
Combattu le vide et le froid, le froid
Boşluk ve soğukla savaştım, soğukla
J’aimerais revenir, j’n’y arrive pas
Geri dönmek isterim, başaramıyorum
J’aimerais revenir
Geri dönmek isterim
Je suis rien, je suis personne
Ben hiçbir şeyim, ben hiç kimseyim
J’ai toute ma peine comme royaume
Bir krallık gibi üzüntülerim var
Une seule arme m’emprisonne
Sadece bir silah beni hapse atabilir
Voir la lumière entre les barreaux
Parmaklıklardan geçen ışığı görüyorum
Et regarder comme le ciel est beau
Ve güzel olan gökyüzüne bakıyorum
Entends-tu ma voix qui résonne (qui résonne)
Yankılanan sesimi duyuyor musun?
C’est un S.O.S., je suis touchée, je suis à terre !
Bu bir yardım çağrısı, dokundum, yerdeyim!
Entends-tu ma détresse, y a-t-il quelqu’un ?
Üzüntümü görüyor musun, orada biri var mı?
Je sens que je me perds
Kendimi gevşemiş gibi hissediyorum
Le silence tue la souffrance en moi
Sessizlik beni öldürüyor
L’entends-tu ? Est-ce que tu me vois ?
Duyuyor musun? Beni görüyor musun?
Il te promet, fait de toi
Sana söz verir, seni anlar
Un objet sans éclat
Işıltısız bir obje
Alors, j’ai crié, j’ai pensé à toi,
Sonra ben bağırdım, seni düşündüm
J’ai noyé le ciel dans les vagues, les vagues
Gökyüzündeki dalgalarda boğuldum, dalgalarda
Tous mes regrets, toute mon histoire
Bütün pişmanlıklarım, bütün hikayem
Je la reflète
Onu yansıtıyorum
Je suis rien, je suis personne
Ben hiçbir şeyim, ben hiç kimseyim
J’ai toute ma peine comme royaume
Bir krallık gibi üzüntülerim var
Une seule arme m’emprisonne
Sadece bir silah beni hapse atabilir
Voir la lumière entre les barreaux
Parmaklıklardan geçen ışığı görüyorum
Et regarder comme le ciel est beau
Ve güzel olan gökyüzüne bakıyorum
Entends-tu ma voix qui résonne (qui résonne)
Yankılanan sesimi duyuyor musun?
C’est un S.O.S., je suis touchée, je suis à terre !
Bu bir yardım çağrısı, dokundum, yerdeyim!
Entends-tu ma détresse, y a-t-il quelqu’un ?
Üzüntümü görüyor musun, orada biri var mı?
Je sens que je me perds
Kendimi gevşemiş gibi hissediyorum





nur
çok güzelsin dayanamıyorum